Haber Ana Sayfasına Dön

Bugün: 5 Eylül 2010

Mineralli Su İle İlgili Bilgiler
Yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde, uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan, en az 1000 mg/L çözünmüş mineraller ve/veya eser elementler bulunduran, doğal yapısında karbondioksit ve radyoaktif elemente sahip olan, yeryüzüne kendiliğinden çıkan veya teknik usuller ile çıkartılan sıcak veya soğuk yeraltı sularıdır.

Mineralli Su Tanımı..



Yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde, uygun jeolojik şartlarda doğal olarak oluşan, en az 1000 mg/L çözünmüş mineraller ve/veya eser elementler bulunduran, doğal yapısında karbondioksit ve radyoaktif elemente sahip olan, yeryüzüne kendiliğinden çıkan veya teknik usuller ile çıkartılan sıcak veya soğuk yeraltı sularıdır.



Mineralli Suyun Oluşumu...





MADENSUYU(MİNERALLİ SU) OLUŞUMU





 







  • Yağmur ve kar suyu gibi yüzey suları kayaçların yarık ve çatlaklarından derinlere sızarak uzun bir yolculuğa çıkarlar(Şekil-1). Suların bu yolculukları 10 yıl hatta 100 yıl gibi sürelerdir. Derinlere süzülen bu sular rezervuar olarak tanımlanan hazne kayaçta depolanır. Rezervuardaki basınç ve sıcaklığın etkisiyle sular, bulduğu en kolay yoldan(genellikle fay hatları veya hidrotermal kanallar) yukarıya doğru hareket ederek kaynak şekilde yüzeye çıkar. Sular yeraltına sızarken ve yukarıya çıkarken temas ettikleri değişik türdeki kayaçlardan farklı mineralleri bünyelerine alırlar. Böylece mineralli su özelliği kazanmış olurlar. Bu suları diğer sulardan ayıran en önemli özellik ise bünyelerinde en az litrede 1000mg. Erimiş madde bulundurmalarıdır. Madensularının bünyelerinde bulundurdukları minerallerin oranları, onların hangi kayaçlarla temasta olduklarının göstergesidir. Örneğin; kalsiyum ve bikarbonatça zengin bir madensuyu, kireçtaşı rezervuarından geliyor denilebilir.




  • Sıcak ve soğuk mineralli suların genellikle aynı kökenli oldukları veya soğuk mineralli suların kondüktif(ısı kaybı) soğuma ile sıcaklıklarının düştüğü ve/veya çeşitli oranlarda soğuk yer altı suları ile karışmalarından kaynaklandığı bilinmektedir(Castany.1969).




  • Mineralli sular genellikle sıcak su kaynağı ile aynı fay grubu üzerinde veya jeotermal alan çevresinde, aynı kırık sistemi içerisinde yer almaktadır. Sıcak suların hemen yakınında oluşan maden suları daha fazla CO2 içermekle beraber, sıcak sulara benzer bir kimyasal bileşim göstermektedir. Ancak aralarındaki uzaklık arttıkça, karışım nedeniyle önemli derecede etkilenmekte ve sıcak sulara göre seyrelmiş bir bileşim göstermektedir(Truesdell 1991.).




  • Maden sularının oluşumu, sıcak sulara göre daha dar kırık ve çatlaklar boyunca ve daha fazla mesafe kat ederek yüzeye ulaşmaktadır. Genellikle hidrotermal oluk şeklindeki yükselim düşük oluş hızlarında gerçekleşmekte ve soğumaya neden olmaktadır.


Avrupada Mineralli Su Tüketiminin Fazla Olma Sebepleri...



Avrupa’da su yerine mineralli su tercih edilme sebeplerinden biri topraktaki azalan mineral seviyesinin sebzelere etkisidir.Topraktan yeterli minerali alamayan meyve ve sebzelerden aldığımız mineralin yeterli gelmediği yerde mineralli su içilerek bu açık telafi edilebilmektedir



Ayrıca tabii sebze - meyve tarımı yerine genetik olarak işlenmiş tohum kullanılarak tarım yapılması ile sağlıklı yaşam için destek olarak mineralli sudan faydalanılmaktadır.



İçme suyu şebekelerinin giderek kirlenmesi ve mikroplanması şüphesi sebebiyle, özellikle Avrupa'da her geçen gün mineralli su tüketimi artış göstermektedir.



Güzellik ve gençlik verici özellikleri sebebiyle de mineralli su tercih edilmektedir.



Uzmanlar mineralli suyun vücudun ihtiyaç duyduğu başlıca mineraller olan kalsiyum,magnezyum,potasyum,fosfat ve sodyumu doğal olarak içerdiği için günde en az 1 litre içilmesini önermektedir.



Cildiniz ve Mineralli Su...



Mineralli su ucuz bir güzellik iksiridir; İçilen mineralli su cilde gerekli olan suyu ve sonuçta gerginliği ve pürüzsüzlüğü sağlayacaktır. Mineralli su içildiği sürece cilt pörsük, yorgun ve solgun görünmeyecektir. Mineralli su yalnızca içildiğinde güzelleştirici değildir. Mineralli su  cildi gerginleştirir, canlı bir görünüm verir. Cilde sürüldüğünde de canlandırıcı etkisi kısa sürede hissedilir ve “gençleştirir”. Çünkü küçük kan damarlarını ve cilt kan dolaşımını uyarır. Bunun için, CO2’li mineralli suyu bir parça pamuğa emdirip yüz ve boyna serpiştirerek, birkaç dakika içinde cildin taze ve canlı görünüm alması sağlanabilir.



içeriğindeki magnezyum selülit oluşumunu engellemekle beraber oluşmuş selülitlerin ise iyileştirilmesine hız  kazandırır.Makyaj temizliğinde kullanıla bilecek önemli bir üründür. Cildi besleyerek oksijen almasına yardımcı olur.



Hamilelerde Bebek ve Çocuklarda Mineralli Su Kullanımı...



Mineralli su her yaşta rahatlıkla kullanılabilir. Bebeklerde anne sütünün yanında ek beslenmeye geçildiğinde mamalara biraz mineralli su eklenirse bebeğe  mineral desteği sağlanmış olur.Hamileler ve çocuklar açısından ise, son derece yararlıdır.



Hamilelik, beslenmeye özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. İnsan vücudu, bebeği besleyebilmek ve gelişmesini sağlamak için, normalden daha fazla gıda, sıvı, mineral ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Bu katkıyı doğal yoldan sağlayabilmek için, hamilelikte düzenli olarak mineralli su tüketimi tavsiye edilir.



Büyüme çağındaki çocukların kalsiyum, demir, çinko, flüorür gibi minerallere daha çok ihtiyacı vardır ve bu ihtiyacı karşılayabilmeleri için bolca süt ve doğal mineralli su tüketmelidirler. Mineralli suyun bebeklere bile verilmesi tavsiye edilir. Hamilelik de ise en önemli, sorun beslenmedir. İnsan vücudu bebeği besleyebilmek ve bebeğin gelişimini sağlamak için, hamilelikte düzenli olarak mineral yönünden zengin doğal mineralli su tüketimi tavsiye edilir.



Tedavisi açısından ergenlik döneminde ise kemik ve dişlerin büyümesine destek olması açısında tercih edilebilir.



Mineralli Su Son Kullanma Tarihinden Sonra Bozulmaz...





 Mineralli su, kapağı açılmazsa kesinlikle bozulmaz. Ürünlere son kullanma tarihi konulmasının tek sebebi, dolumdan sonra belirli bir süre geçtiği zaman kapak ve ambalajdan dışarıya karbondioksit gazı kaçması ve azalmasıdır.



 



Mineralli Suyun Sağlığa Yararları...



Mineralli su ihtiva ettiği minerallerle vücudun çeşitli elektrolitlerinin konsantrasyonunu düzenler ve özellikle sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfat yoğunluğunu dengeler. Bu mineraller, organizmanın biyokimyasal reaksiyonlarına aktif olarak katılır ve düzenler.



İçerdiği zengin mineraller sayesinde özellikle çocuklar, bayanlar ve yaşlıların daha fazla mineralli su içmeleri gerekmektedir



Yapılan araştırmalara göre;



Magnezyum içeriği yüksek mineralli suların  tüketimi ile kalbe bağlı ani ölümlerin görülme sıklığı azalıyor, ayrıca prostat ve meme kanseri daha seyrek görülüyor.



Magnezyum eksikliğinden oluşan damarlardaki yağ ve kalsiyum birikmesi damar sertliğine yol açar, magnezyum, hücre içerisinde potasyumdan sonra en yoğun olarak bulunan katyondur .Hücre zarı, hücre içi ve hücre çekirdeğindeki birçok biyolojik olaylarda etkilidir ve kas ile sinirlerdeki elektrik uyarılarının iletilmesini sağlar. Kalsiyum ve magnezyum damar ve kasların düzenli çalışmalarına yardımcı olur. yüksek magnezyum içerikli mineralli sular, vücudun aşırı stres ile bozulan magnezyum dengesini korur.



Kalsiyum Kemik yapısının yanı sıra kas kasılmalarının düzenlenmesine, sinir uyarılarının taşınmasına, hücre zarlarında iyon değişimine, hormonların, sindirim enzimlerinin ve nörotransmitterlerin salgılanmasına yardımcı olur. Yaşla ilgili kemik kayıplarını ve kırılmalarını önler.



Kalsiyum zengini doğal mineralli sular, menapoz döneminde kadınlarda ve ileri yaşlarda erkeklerde kemik erimesinin önlenmesi ve tedavisinde yeterli kalsiyum desteği sağlar tedavisi açısından ergenlik döneminde ise kemik ve dişlerin büyümesine destek olması açısında tercih edilebilir. Flüorür içerdiği için, özellikle çocukların diş çürümelerini engeller.



Yüksek bikarbonat içeriği ile asit fazlalığı, yanma ve ekşime ile seyreden mide hastalıklarında mide asidini fazlalılığını baskılar, peptik ülser hastalığının tedavisinde önemli rol oynar ve şeker hastalığını destekleyici ve kan basıncını düzenleyici etki gösterir.



Sülfat ise karaciğer, safra kesesi ve yolları ile kalın bağırsağın düzenli çalışmasına yardımcı olur ve kabızlığa iyi geldiği gibi Kalsiyum ve magnezyum içeren sular, stres sonucu gelişen ishal gibi şikayetleri önlemede de etkili olur



Cam Şişedeyiz Çünkü...



 Sağlık açısından pet şişelerin tercih edilmeme nedeni; pet şişelerin zamanla doğal mineralli suya, hoş olmayan tat ve koku bırakması ve raf ömrünün cam şişeye oranla daha az olmasıdır.



Rejim ve Mineralli Su...





 



Rejim yapan bayanların da mineral eksikliklerini karşılamaları açısından da önemli bir kaynaktır
Vücuttaki gereksiz tuzu yok eder.



Normal su vücutta 6 saat kalırken mineralli su 2 saatte vücuttan atılır..



Soda ve Mineralli Su Arasındaki Fark...



Doğal mineralli sular hiçbir katkı maddesi içermeyen her haliyle doğal olan sudur. Soda ise mineralli sudan tamamen farklı olup su ve sudan yapılan içeceklerde üretim esnasında karbondioksit gazı basımıyla elde edilen ve tamamen ‘yapay’ olan içeceklere verilen isimdir.



Mineralli su, ihtiva ettiği tüm mineraller ve karbondioksit gazıyla birlikte, yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen doğaldır. Soda ise, su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen tamamen "soda" olan bir içecektir.



Mineralli su yerin en derin katmanlarından çıkar. Çıktığı yerin jeolojik özelliklerini taşır ve magmadan aldığı karbondioksit gazının basıncı vasıtasıyla yeryüzüne çıkarlar. Yeryüzüne çıkarken geçtikleri katmanlardan mineralleri de alarak yol alırlar. Bu sebeple mineralce zengin ve doğal bir içecektir.



Tüm mineralli sular doğal olarak minerallerden zengindir.



Spor ve Mineralli Su...




Spor sonrasına  su ve mineral kaybının karşılanması için mineralli sudan faydalanılabilir. 



Böylece, kaybedilen vücut suyu yerine konulduğu gibi, artan kas ve hücre metabolizması yeterli miktarlarda minerallerle desteklenir ve yaşamsal önemdeki su-elektrolit dengesi korunur.



Ülkemizde Mineralli Su  (Madensuyu) Potansiyeli...





Türkiye, Dünyanın önemli jeotermal kuşaklarından olan Alp-Himalaya jeotermal kuşağında bulunması nedeniyle mineralli sular açısından zengin ülkeler arasındadır. Türkiye’de mineralli suların bulunduğu alanlar genellikle Paleozoyik masiflerin kenarındaki kırık zonlarıdır. Ayrıca etkin Kuvaterner-Üst Tersiyer volkanizmasının önemli ısı kaynağı oluşturması ana faktörlerdendir.



Türkiye’de mineralli su alanları, Ege Bölgesinde genellikle graben yapılarına bağlı olarak, Orta ve Doğu kesimlerde, Neotektonizmanın etkisiyle Anadolu Levhasının uğradığı değişiklik nedeniyle gelişmiştir. Anadolu Levhasında yer alan, Kuzey Anadolu Fay Zonu ve buna bağlı aktif açılma yapıları ile Marmara ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki tortul havzaların derinliklerinde önemli jeotermal alanlar bulunmaktadır, dolayısıyla bu alanlarda aynı zamanda bol mineralli su bulunmaktadır(Şekil 2).





           Kaynak ve/veya Kaynak Grubunu Bölgesel dağılımı(Şekil ).







  • Kuzey Anadolu  76 Adet




  • Doğu Anadolu  67 Adet




  • İç Anadolu  51 Adet




  • Ege   18 Adet




  • Marmara    7 Adet




  • Akdeniz    3 Adet




  • G. Doğu Anadolu   3 Adet



Maden suyu kaynaklarından günlük boşalım(debi) ise 63.331.000 lt/gün olarak tahmin edilmektedir. Bu rakam üretim bazında düşünüldüğünde yıllık 100 milyar şişeye karşılık gelmektedir(Oysa 2007 yılı madensuyu üretimi 1.700.000.000 şişedir. Diğer bir söyleyişle ancak potansiyelimizin %10 unu değerlendiriyoruz.Geriye kalan %90 oranındaki potansiyel boşa akmaktadır.)
*Ülkemizde yaklaşık 225 madensuyu kaynağı ve/veya kaynak grubu vardır



Debiye göre bölgesel dağılım ise;











    • %35   İç Anadolu       




    • %30   Doğu Anadol               




    • %22   Kuzey Anadolu              




    • % 8    Ege                             




    • % 3    Marmara                




    • % 2    Akdeniz – G.D.Anadolu     


Ülkemizdeki Mineralli Su Tüketiminin Avrupa Ülkeleri ile Karşılaştırması...



Kaynak bakımından zengin olmamıza rağmen ne yazık ki mineralli su tüketimimiz son derece azdır. Bu az tüketimin birçok nedeni olmakla beraber en önemli neden, mineralli su tanıtım yetersizliğidir.

Türk insanı mineralli suyu sadece hazmı kolaylaştırıcı bir içecek olarak tanımakta ve bir nevi ilaç niyetine kullanmaktadır. Son yıllarda sektörü temsil eden Madensuyu Üreticileri Derneği(MASUDER)’nin yapmış olduğu çalışmalar neticesi ve ayrıca ürün çeşidi olarak aromalımineralli suyun da piyasaya çıkmasının etkisiyle tüketimde önemli bir artış gözlenmiştir. Ancak aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında çok düşük tüketimimizin olduğu görülmektedir.



















































































ÜLKE

Kişi Başı Yıllık Tüketim(litre)

İtalya

158

Meksika

139

Belçika

124

Fransa

116

Almanya

100

İspanya

99

İsviçre

96

Avusturya

78

Portekiz

43

İrlanda

20

Hollanda

18

Türkiye

6



Mineralli su sektörü olarak belirlenen hedef 2010 yılında kişi başı yıllık mineralli su tüketiminin %100’ün üzerinde artırılarak 12 litreye çıkarılmasıdır. İleriye dönük yapılan çalışmalarda bu hedefin yakalanması hiç de zor değildir. Aşağıda vereceğimiz iki örnek bunu kanıtlayıcı olacaktır.
Almanya da 1970 yılında 12,5 litre olan madensuyu tüketimi 1980 de 39,6, 1990 da 82,7, 2000 de 98,6 ya çıkmıştır.
İsviçre de 1980 yılında 39,6 litre olan tüketim, 1990 yılında 69,2 litreye 2000 yılında 97,3 litreye çıkmıştır.
Ülkemizde de 2003 yılında 2,5 litre olan tüketim 2005 yılı sonuna kadar %100 artarak 5 litreye çıkmıştır. Bu çıkış devam ettiği takdirde 2010 yılında 12 litrelik hedef rahatlıkla tutturulabilecektir.



Ülkemizdeki Mineralli Suların Kimyasal Özellikleri...



 



Ülkemizdeki mineralli suların çoğunluğu Na-HCO3 tipindedir. Bununa beraber Ca-HCO3, Mg-HCO3 ve NaSO4 tip sulara da rastlanmaktadır. Suların pH değerleri 5,38-8,79, sıcaklıkları ise 10-27 C arasında değişmektedir.

4 Haziran 2009 - 22:02:08 - 458 günlük
Ekleyen editör:
Ajandarehberim

Okuyan: [95] Yorumlayan: [0] Kategori: [SAĞLIK]


Bu haber için henüz yorum yapılmamış veya yorum onaylanmamış.

[ Yorum yap ]
 


CNS GRUP | Strafor Kesim Makinaları | Dış & İç Cephe Süslemeleri ( Söve, Payanda, Denizlik, Stropiyer, Kartonpiyer)